DEMOKRATİK KONGO CUMHURİYETİ Google

Eski adı Zaire olan ülke Afrika kıtasında Sudan ve Cezayir’den sonra yüzölçümü en büyük üçüncü ülkedir. Kongo nüfus olarak da Afrika kıtasında Nijerya, Mısır ve Etiyopya’dan sonra gelmektedir. Sömürgecilik öncesinde farklı yerli krallıklar tarafından idare edilen ülke 19. yüzyılın ortalarında Zengibar Adası’ndan gelen Arap tüccarlarla dış dünyaya açılmıştır. “Tippo Tip” lakabıyla tanınan Hamid bin Muhammed el-Mürcibî ismindeki tüccar yaklaşık bir milyon km2’lik bir alanda Zengibar Sultanlığı’na bağlı kendi devletini kurdu. Bu arada bölgeye Avrupalı güçler yavaş yavaş nüfuz etmeye başladı ve sonunda Belçika Kralı II. Leopold, Kongo’yu şahsi mülkü olarak ilan etti. Bölgedeki Müslüman Araplara ve yerli halka karşı büyük bir savaş başlatıldı. Sonunda Araplar bu bölgeyi terk etmek zorunda kaldılar. Yerli Müslümanlar ise büyük baskılara maruz bırakıldı. Bunun üzerine Tippo Tip 1905 yılında II. Abdülhamid’den yardım istemek üzere çıktığı yolculukta Zengibar Adası’nda vefat etti.

Belçika tarafından büyük baskılara maruz kalan Kongo 1960’da bağımsızlığına kavuştu. Ancak darbeler ve askeri yönetimlerle sarsılan ülke bir türlü istikrarı sağlayamadı. Bunun yanı sıra 1994’te Ruanda ve Burundi’den iç savaşların etkisiyle kaçan göçmenler nedeniyle Kongo Cumhuriyeti zor günler yaşadı. 1997’de Laurent-Désiré Kabila başkent Kinşasa’yı ele geçirdi ve Mobutu rejimini yıkarak ülkenin ismini Demokratik Kongo Cumhuriyeti olarak değiştirdi. Ruanda’daki isyanın Kongo’ya sıçramasıyla ülkede yeniden karışıklıklar meydana geldi. Ruanda’daki isyan Kongo’daki rejim karşıtlarını desteklemekteydi. Mevcut rejim ise Angola, Çad, Namibya, Sudan ve Zimbabve tarafından desteklendi. Ülkede baş gösteren iç savaş 2002 yılına kadar devam etti. Sonunda gruplar arasındaki uzlaşmalar sonucunda Ruanda güçleri Doğu Kongo’dan geri çekildi. 2003’te geçici hükümet kuruldu ve 2005’te başarılı bir anayasal referandum gerçekleştirildi.

Ülkede nüfusun üçte birine yakınını teşkil eden Müslümanlar gerek sömürge döneminde gerekse bağımsızlıktan sonra hep baskı altında olmuşlar ve her türlü eğitim, ibadet ve teşkilatlanma hakları ellerinden alınmıştır. Bu sebeple ülkede çok az sayıda yüksek tahsilli Müslüman devlet adamı bulunmaktadır. Müslümanlar halen ülke meclisinde sadece beş milletvekili ile temsil edilmektedirler.

Yeraltı ve yerüstü kaynakları itibarıyla Afrika kıtasının en zengin ülkesi olmaya aday olan Kongo’nun, ileride kara kıtanın Çin’i olacağı iddia edilmektedir. Ülkedeki ırmaklar dahil bütün su kaynakları Afrika kıtasının tamamının su ihtiyacını karşılayacak yeterliliktedir.

Resmi adı: Demokratik Kongo Cumhuriyeti

Bağımsızlık tarihi: 30 Haziran 1960 (Belçika’dan)

Yönetim biçimi: Diktatörlük

Önemli şehirleri: Kinşasa (başkent), Bandundu, Bas-Congo, Equateur, Kasai-Occidental, Kasai-Oriental, Katanga, Kinshasa, Maniema, Nord-Kivu, Orientale, Sud-Kivu

Nüfusu: 62.660.551 (Temmuz 2006 tahminleri)

Yüzölçümü: 2.345.410 km²

Dil: Fransızca (resmi), Lingala, Kingwana, Kikongo, Tshiluba

Din: %40 Roma Katolikleri, %20 Protestanlar, %10 Kimbanguist, %20 Müslüman, %10 diğer mezhepler ve yerel inanışlara mensup olanlar

Doğal kaynakları: Kobalt, bakır, petrol, altın, gümüş, çinko, manganez, kalay, germanyum, uranyum, radyum, boksit, demir, kömür, hidrolik enerji, kereste

 Arazi yapısı: Geniş merkez havzası alçak ve yatık yaylalardan oluşur, doğuda dağlar vardır.

Sizde Yorum Gönderin

Spam Protection by WP-SpamFree