Hammurabi’nin Mührü Babil Google

Hans Kneifel | Tarihî Roman

“Ben Hammurabi, kusursuzluğa ermiş bir kişi olarak Enlil ve Marduk’un bana bir çobana emanet eder gibi bıraktıkları kara başlıları asla ihmal etmedim; onlara huzurlu bir mekan sağlamak için gece gündüz demeden çalıştım. Elem ve kederleri onlardan uzak tuttum ve hayatlarına ışık getirdim. Zabaka ve İştar’ın bana sağladığı güçlü silahlarla, Enlil’in bana bahşettiği bilgelikle ve Marduk’un gücüyle kuzeydeki ve güneydeki, yukarıdaki ve aşağıdaki bütün düşmanları yok ettim, savaşlara son vererek ülkeye esenlik getirdim, insanlara huzur içinde yaşayabilecekleri bir ortam sağladım ve bu huzurumuzu bozmak isteyenleri yok ettim. Tanrılar bu görevi bana, dimdik asalı bir çobana verdiler. İnsaflı ve hoşgörülü gölgem şehrin üstüne düştü; Akadlı ve Sümerli insanlara iyilik ve refah dolu kucağımı açtım. Bilgeliğimle onları bu huzurlu yaşamdan koparabilecek her şeyden koruyorum. Artık güçlü olan güçsüzü ezmiyor, dul ve yetimlere adil davranılıyor. Anu ve Enlil’in Esanglia’da yücelttikleri ve iç dayanakları sınırsız olan Babil’in ülkesinde kanunları düzenledim ve ezilen insanlara adaletli davranılması için mahkeme kararlarını kesinleştirdim. Benim bu değerli sözlerim Kudurru-Taşlarına çelik kalemlerle oyuldu ve adaleti temsil eden kral olarak benim önüme dikildi.” (Hammurabi Kanunlarının önsözünden bir alıntı)

Görkemli Babil şehri, Kral Hammurabi’nin adil yönetimi altında huzur ve refah dolu altın çağını yaşamaktadır. Hammurabi’nin Kanunları komşu ülkelerde bile saygıyla kabul edilmektedir, tüccarlar dünyanın öbür ucundaki ülkelerle bile güvenli olarak ticaret yapabilmektedir. Fakat bu durum bazı çevreleri rahatsız etmektedir ve bu karanlık güçler Hammurabi’yi ortadan kaldırmak ve iktidarı ele geçirmek istemektedirler.

Sizde Yorum Gönderin

Spam Protection by WP-SpamFree